Ay'ın Evreleri Günlük Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?

Güncelleme tarihi: 8 Tem 2021

Su elementi ile ilişkide olan Ay, yeryüzünde yarattığı gelgitler gibi içsel alanımızı da etkiler. Farkında olmasak da duygusal iniş, çıkışlarımız genelde Ay’ın hareketlerini takip eder. Peki Ay’ın hangi dönemlerinde ne hissederiz? Ne yapmamız, nelerden kaçınmamız gerekir?


Eski zamanlarda insan doğayla çok daha yakın bir ilişki içerisindeydi. Bu yakın ilişki nedeniyle Ay’ın hem yeryüzü hem de insanlar üzerindeki etkilerinin çok daha fazla farkındaydı.


Günlük hayatta yapılacak işlerden, alınacak önemli kararlara toprağı ekip biçmeye, hasat yapmaya, sulamaya , yeni bir işe başlamaya ve hatta turlu kurmaya, mayalamaya kadar ay ışığının kendisine fısıldayacakları ile yönünü buluyordu.


ayın hareketleri yaşamımızı nasıl etkiler

Günümüzde çoğumuz doğayla iç içe yaşamaktan uzağız belki ancak Ay ile ilgili farkındalık hala topraklarımızda sürüyor. Şehirden uzak herhangi bir yerde işler hala Ay’ın evrelerine göre yürütülüyor. Zaman geçse de aslında Ay bilinci değişmedi.


Her nerde olursak olalım, büyük şehirler ya da köyler, kasabalar fark etmez. Ay’ın evrelerinin yaşamımızı nasıl etkilediğinin bilincinde olup, onunla yani aslında kozmik ve evrenin gücü ile hareket edebiliriz.


Ay’ın temel evreleri Yeni Ay ve sonrasında büyüdüğü dönem, Dolunay’a ulaşması ve küçülmeye başladığı süreçtir. Ay büyüdükçe, yeryüzü ile birlikte biz de genişlemeye başlarız. Bu genişleme, yaşamın her alanında var olur, hem fiziksel hem ruhsal olarak küçülmeye başladıkça, vermeye, yani yapmak istediklerimizi gerçekleştirmeye başlarız.


Yeni Ay'dan Önce Kendimize Döneriz


Ay’ın karanlıkta kaldığı iki, üç günlük süreçte yani Yeni Ay’dan hemen önce enerjimiz kendiliğinden düşebilir; daha suskun ve düşünceli bir hale bürünebiliriz, hatta canımız hiçbirşey yapmak istemeyebilir. Aslında bu günler kendimizle kalma, içimize dönme ve karanlığa dokunma zamanıdır. Bahsettiğimiz karanlık kötü anlam taşımaz.


Bilinç dışına ulaşmayı, derinlerimizdeki duyguları fark etmeyi, görünmeyen ve bizi biz yapan elementlerle buluşmayı ifade eder. İç sesimize ve sezgilerimize daha kolay ulaşabileceğimiz bu günleri sıkılarak geçirmek yerine, içimizden geçen niyetlere odaklanmak en doğrusu olur.


ayın fazları

Gökyüzünün bu karanlık günleri, Yeni Ay’da ekilecek o tohumun başlangıcı olarak görülebilir. Meditasyon yapmak, dua etmek, bağışlayan, serbest bırakan bir tutum içinde kendimizi gözden geçirmek, içsel dünyamızı dışa vurmak için yaptığımız çalışmaları ( yazmak ve resim yapmak gibi) dış dünya ile çok fazla iletişimde olmadan, kendimizi huzurlu hissettiğimiz bir alan açarak gerçekleştirmek, bu döneme uygun pratiklerdir.


Ay Büyüdükçe Enerjimiz Artar


Fikirlerin ortaya atılıp harekete geçtiği dönem, Dolunay’a kadar gelişme gösterir. Ay kendini daha çok gösterdikçe enerjimiz de artar. Dolunay yaklaştıkça, Ay’ın ışığı sadece gecenin karanlığında değil, etrafımızı ve içsel alanımızı da aydınlatır. Aydınlık arttıkça saklanacak yer kalmaz ve saklı olanlar kendini açığa çıkarır. Dolunay’ın yüksek enerjisi bizi fazla enerjik bir hale sokabilir, birden fazla işle uğraşacak gücü kendinizde bulabilirsiniz.


Neşeli ve enerjik olmak harika tabii ki ama fazla olan şeyleri dengede tutmak daha iyi olabilir. Kendimizi bu günlerde çok fazla yorabiliriz, aşırıya kaçar hal ve tavırlarımız rahatsız edici olabilir. Yükselen enerji hem olumlu hem olumsuz olabildiğinden, bu zamanlarda dengelemek gerekebilir. Spor vb. uğraşlarımız varsa çok abartılı olmadan, Dolunay enerjisinin farkındalığıyla yapmaya devam edebiliriz. Yoga ile bedensel ve ruhsal alana etki eden çalışmaları dengeleyici temalara üstüne kurabiliriz. Dolunay eğlenmek, gezmek, paylaşmak, coşkunun, ışığın içini doldurmasına izin vermek için en ideal zamanlardır.


Her ne kadar pek farkında olmasak da evren kendi işini biliyor, sistem çok güzel işliyor. Yapılması gereken sadece bu süreçlerin etkilerinin farkında olmak ve Ay’ın enerjisini yanımıza alarak ilerlemek hani “Şans benden yana olsun” dersin ya, işte o şans Ay!


Yeni Ay Zamanında Dileklerinize Odaklanın


Yeni Ay (Hilal) zamanı tam bir tohum atma dönemidir. Niyetiniz her ne ise bu dönemde ona odaklanabilirsiniz. Tohumu ekecek çok şey olabilir; Yeni başlangıçlar, dilekler, üzerinde çalışılmak ya da başarılmak istenen işler…Bırakmak, sevmek, büyümek, değişmek…



ay büyüdükçe enerjimiz artar


Neyi istiyorsanız, niyet edip tohum ekebilirsiniz. Bu dileklerde, niyetlerde bulunurken iyi ve yapıcı yönde, hayırlı olanı istemek, başlarının sürecine müdahale eden isteklerden kaçınmak gerekir. Kendi kendimize yaptığımız ufak ritüeller varsa bunları uygulayabiliriz. Evimizi temizleyebilir, alandaki enerjiyi temizlemek için adaçayı yakabiliriz., fazla eşyaları elimizden çıkarabiliriz. Çünkü yeni bir şey isterken yeniye yer açmak önemlidir. Bu maddesel ya da manevi olabilir; hangi alanda yere ihtiyacımız varsa özellikle o alanları boşaltmak önemlidir.


Yani Ay Zamanı, yeni bir işe başlamak, yeni adım atmak için uygun değildir. Aynı eskilerin dediği gibi “Maya tutmaz ise yeni başlangıcı Yeni Ay’ın hemen sonrasına bırakmak” gerekir. Sonrasında Ay’ın büyümeye başlaması ile niyetimizin büyümesini izlemeye başlarız.

178 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör